Follow by Email

23 Aralık 2014 Salı

mizantrop speaks

Facebook'un çevremizin ne kadar geniş olduğunu gösterdiğini zannetmenin ne kadar büyük bir yanılgı olduğunu fark etmiş miydiniz? Eklediğiniz/arkadaşlığını kabul ettiğiniz her kişiyle birlikte cümlelerinizden bir ögeyi kaybediyorsunuz. Bilmiyorum, bu konuda yalnız mıyım?

Örneğin ben. Önce küfürlerimi kaybettim, çünkü büyüklerimle arkadaş oldum.
İş arkadaşlarımla arkadaş oldum, laubaliliğimi kaybettim.
Öğrencilerimi kabul ettim, sınırlandım.
İş verenlerimle arkadaş oldum, seçici oldum.
Dıdımın dıdısını kabul ettim; söylemek istediklerim ilgisizdi, içimde kaldı.

Siz de çevrenizin ne kadar kalabalık olduğunu düşünüyorsanız, hah! diyebilirim. Bir adam fazla, bir adım eksik. 
Facebook hesabımın vakt-i ömrü doldu zahir, ben bunca darlandığıma göre. 

Hani eskiden, çok eskiden, biz ilkel asosyallerken, kimsenin pazar kahvaltısını görmeden, "zıkkımın kökü" keyiflerini takip etmeden, şuh bakışlı profillerini beğenmeden evvel... Nasıl yaşıyorduk? 

İçimdeki mizantrop beni tamamen insandan soğutmadan önce, ilkel dünyada nasıl yaşandığını hatırlamam gerek. 
Öte yandan, facebook'a bozulup bu yayını "facebook"ta paylaşmak nasıl bir ironidir, nasıl bir çelişkidir...Bilemiyorum. Çok sağlıklı günler geçirdiğim söylenemez.

Neyse, siz buyrun burdan dinleyin:


Bu arada mizantrop'un Türkçe mealini TDK 'merdümgiriz' olarak veriyor. Bilin de, ileride lazım olacak.