Follow by Email

27 Temmuz 2015 Pazartesi

detox: bir diyet fantezisi

Açıkçası hiç aklıma gelmemişti, aylar sonra ayaklarım soğuk su dolu bir leğendeyken yazacağım ve ara sıra gidip buzluktaki kıymayı çıkarıp kafamda bekleteceğim... Haziran kışlık yorganla geçtiğinden dolayı yazdan bu denli hazzetmediğimi unutmuşum. Velhasıl, üşüyemiyoruz reyizler. Yanıyoruz.

Ellerim ve ayaklarımın aşırı sıcak olması beni nicedir kıllandırır. Babamın diyabetik olması ve benim de babamın yalnızca bıyıksız hali oluşum bu endişeleri arttırdı; gideyim dedim bir baksınlar.

1 (bir) yıldır mahallemdeki aile hekiminin kayıtlı hastasıyım. 4 (dört) kez kendisine işim düştü ancak biz henüz bir kez dahi müşerref olamadık zira kendisi 1 yılda 4 seferdir "yıllık" izinde. Art niyetli gibi mi geldim size? Yok estağfurullah benim zamanlamam kötü tabii ki; adamı devamlı izin günlerinde taciz ederek hadsizlik ediyorum; kırk yılın başı izne çıkmış şurda. 

Sonuçta oradaki her işi bilirkişi Cevdet Bey, -kendisi başhekimlik terk diye düşünüyorum yoksa doktorumu sordum diye o kadar afra tafra niye yapsın- beni başka bir doktora yönlendirdi. 

İnsanların yaşlandıkça aynı mesleği icra eden gençlere güvenmemesi gerçekmiş yahu. Yaşlandım demiyorum ama yaşlanmaya yüz tutmuşum demek ki tüyü bitmemiş doktoru hiç gözüm tutmadı. Hem kendisi doktor olduğu kadar küstahtı da. Genel bir tarama istediğim için kendisine kanla alakalı tüm tetkikleri alıp alamayacağımızı sordum, tek kaşını kaldırıp laptopunun üzerinden bana bir saniyeliğine baktı ve işine geri dönerken; "Gereken neyse onları istiyorum" dedi. Ben alt metin olarak "Sen bana iş mi hatırlatıyosun lan bok?!"u okuyarak çenemi kapattım. Yarın kan vereceğim  ama ameliyata girecek gibi heyecanlıyım. 

Pazartesi itibariyle diyete başlama işini bir kademe ilerlettim ve detox'a başladım. Ne zamandır şöyle ismi havalı şeyler yapmıyordum. Bu modern otacıların ilk türediği zamanlarda duydum detox sözcüğünü ve sinek ilacı filan sanmıştım bi süre ki bence çok da uygun bi isim. 

Ailemde birkaç kişi tarafından denenmiş bu tarifte -işte en güzel kısmı geliyor!- hiç bir şey yemiyorsun. Harika! Tam temizlik! 

Hayır tabiki. Kuş yeminden hallice chia adlı tohumu, adına smoothie deyip sevimlileştirilen onlarca zerzevat ezmesiyle karıştırıp içiyoruz. Ailede henüz bir kadın üyemiz üzerinde denenmedi, ben ilk oluyorum. Aslında öyle bi tip değilimdir ama hadi bu seferlik vücudum bilime armağan olsun. 
Kıçın terlemeden sağlıklı kilo verebilme ihtimali beni de etkiledi sanırım.

Chia kelimesi Maya dilinde güç, enerji demekmiş. Uzun süre tok tuttuğu  (ki bence palavra) ve çok besleyici olduğu için yolculuklarda filan tüketmişler. Bu tabi işin satış pazarlama açıklaması. Ben yer miyim bunları?! Bilenler bilir, Mayalarla başım zaten ezelden beladadır. Diyorum demek ki Mayalar doğum günümde kıyameti koparamayınca burdan yürümeye karar vermişler. Tohum mohum... Bakalım, ne çıkacak göreceğiz. Ya bir haftaya ortalıkta fit fit dolanacağım, ya da acımdan evin bir köşesinde kakalak misali ters dönüp debelenirken bunulacağım.