Follow by Email

26 Ocak 2012 Perşembe

panter emel

Beni öyle feminist ayaklarında, kadın haklarının ölümüne savunucusu, beter olun erkekler kafasında bir insan olarak almayın. Erkekler hep kadınları eziyo, dövüyo, dışlıyo gibi klişe ve sığ beyanatlarda da bulunmak istemiyorum çünkü bir söylem klişeyse artık bir etkisi kalmadığındandır zaten. Laf kalabalığı etmeyelim. 

Bu arada feminizmin ne demek olduğunu da bilmiyoruz ya, o ayrı.  Zavallı terimcik, sığlaşa sığlaşa erkek düşmanlığına kadar düştü en sonunda; bakalım.

Erkekler kadınları sosyal hayatta basit görüyor. Olabilir. İçime fenalıklar geldi, ne zaman bu konu açılsa her şeyi taa en baştan; Genesis'ten, elmadan almak... Adem de adam olsaymış da Havva'nın her dediğine inanmasaymış. Nedir canım bu. Tanrı aklı birine kepçeyle birine enjektörle mi vermiş? Gerçi böyle de yapmış olabilir, şimdi bunu çürütemeyeceğim örnekler de yok değil. Neyse. 

Evet ne diyorduk? Hah, basit görüyolar ama kendi gözleriyle gördüklerinden değil, duydukları ve öğrendiklerinden öyle görüyorlar. Yere batasıca yerleşmiş ön yargılar yüzünden, kadınların bir resmini çizmişler kafalarında ve beyinlerinin sol üst köşesine de bir liste yapmışlar. En zeki kadın bile olsanız bu çerçeveden nasibinizi alacaksınız. Ucundan kıyısından bu şablona sizi de dahil eden "özellikleriniz" vardır. Ya çok konuşuyorsunuzdur, ya çok ağlıyorsunuzdur, bazı platformlarda harikasınızdır vesaire. Evet hepimiz bunları biliyoruz.

Geçen gün şirketimize, ne alaka olduğu konumuz dışı olan bir misafir geldi İstanbul Trafik Şube Müdürlüğünden. Oradan, gelinebilecek en yüksek mevkiden bir misafir. Toplantı odasında geçmekte olan sohbete önce istemeden, daha sonra gayet isteyerek misafir olduğumu da söylemekten hiç ar etmiyorum. Aferin bana.

Beyfendi trafik konusunda bir bilirkişi, hatta en çok bilir kişi de diyebiliriz.
Kazalardan, usulsüzlüklerden, sorumsuzluklardan bahsedildi. Söz kadınların şoförlüklerine geldi. 
Şahsen ben çok bilir kişi olarak kendisinin, şahsi fikirlerini böyle saça döke anlatmasını manasız buldum.

Baktığımız zaman şoförün bayan mı erkek mi olduğunu hemen anlıyorum. (E bilir kişi dedik) Mesela bayanlar kaza yapmaz abicim, genelde kurallara riayet ediyorlar ama neredeyse yapılan bütün kazalara onlar neden oluyorlar. Bayan yapışmış direksiyona, bakıyo öyle. Kendinde hata yok belki ama orda bulunması başlı başlına hata (haahohahaoo diye gülüşmeler) Kavşak böyle ya abi şimdi, şurdan geliyo adam; kadın zamanında durmuş onda bi sıkıntı yok da zamanında hareket etmiyo işte olay orda (yıhyıhyıh diye kikirdeşmeler) Hayır abi bir de üste çıkma huyları da var, bir şey de diyemiyorsun. Geçen tuttu biri ağlıyo falan. Ön verilsin kadınlara tabiki, pasif kalmasınlar da abi mayamız farklı biliyo musun?Neysse, uğraşıyoruz işte, koşturmaca...Sizde ne var ne yok?

Sürekli bayan dedi bu işleri iyi bilen adam, nezaket çerçevesinin dışına taşmadan verdi veriştirdi.

Kadınların müthiş araba kullandıklarını hiçbir zaman iddia etmeyi düşünmüyorum, çünkü buna inanmıyorum. Yukarıdaki güldürüklü diyalog da size "hadi ama şimdi, doğru söylemiş adam" düşüncesi vermiş olsa gerek; biraz daha dikkatli bakarsanız benim gördüğümü görebilirsiniz. Benim takıldığım nokta, hiçbir suretle mevkidaşı olmayan, aynı sıkıntıları paylaşmayan bir adama kalkıp, üstün mizah anlayışının bir yansıması olarak her koyduğu teşhisi beyan ediyor olması. Doktorun bir mühendise hemoroid ameliyatının sıkıntılarından bahsetmesine, bi bakışta kaç santim olduğunu anlıyorum abicim, diye tarif etmesine benziyor.

Yani artık öyle bir zamandayız ki kadınlarla ilgili böyle ayrımcı şakalar artık komik gelmemeli. Hala bunlarla eğlenebilecek kadar sığ ve sığır olunmamalı diye düşünüyorum. 

Kadınlara off side anlatmak, maç izletmek, araba sürmeyi öğretmek, kadınlarla alışveriş merkezlerine gitmeyi neden sevmediklerini bıkıp usanmadan, hala komikmişcesine anlatmak...Hadi ya! Aşın ama artık biraz. Bunlar komikliklerini yitirdi. Levent Kırca, Hamdi Alkan, BKM filan hep tükettiler bunları. Bu konular her seferinde ısıtıp ısıtıp sofraya konmamalı ki yıllardır birike birike içimize işleyen, toplumun orta yerine yerleşen bu ön yargılar daha fazla kök salmasın. Toplumun kanayan yarasına parmak basmak için değil, artık bunların fena halde bayat ve sıkıcı olduğunu belirtmek için böyle söz sanatı filan kullandım.

Kadınlar otobüs şoförlüğü yapıyor. Adana'da haber olan o iki üç kadını söylemiyorum. Şuncacık naçizane dünya görgümle Atina'da tanık olduğumu söyleyebilirim. Sayıları da prestijleri de sana bana on basardı.

Bizde tiye alınması gereken şey kadın davranışları değil zihniyetimiz olmalı aslında. Ancak böyle olduğunda zeka örneği espriler yapılabiliyor ve ancak bu şekilde zaaflarımız, -hadi gönlünüz olsun- aczimiz meydana çıkabiliyor.

Millet Ay'a çıkıyo!

Biz de hala "valla öğretmenlik kadın için en güzel meslek, çıktığın saat belli, tatili matili de var."






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumu olan insanlara bayılırız biz.